Perinatoloji Nedir?
- Anasayfa
- Perinatoloji Nedir?
Perinatoloji ya da diğer adı ile Maternal-Fetal Tıp, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığı sonrasında ülkemizde 3 yıllık eğitim ile hak kazanılan bir üst uzmanlık alanıdır. Anne veya anne karnındaki bebeğin özellikle yüksek riskli durumları ile ilgilenir.
Perinatoloji bölümü nelere bakar? Perinatoloji bölümünün ilgi alanları nelerdir?
Perinatoloji Bölümü hem annede hem de bebekte yüksek riskli bir durum varsa devreye giren bir branştır. Bu riskli durumlar direk anneden kaynaklanabilir. Annede kalp hastalığı, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, romatolojik hastalıklar, astım, kan pıhtılaşma bozuklukları, sinir sistemi hastalıkları, psikiyatrik rahatsızlıklar, obezite, böbrek hastalıkları gibi. Annede yapısal olarak bulunan rahim ağzı yetmezliği ( servikal yetmezlik) durumlarında tanı koyar ve rahim ağzına dikiş atılması (serklaj) işlemini uygular. Tekrarlayan gebelik kayıplarının ( habitüel abortus) nedenini araştırır ve tedavisini yönetir. Annenin gebelikte kaptığı enfeksiyon hastalıklarının bebekteki etkilerini takip eder ( Toxoplasma, CMV, Sfiliz, HIV-AIDS, Rubella, Parvovirüs). Annenin gebelikte ilaç kullanımı, radyasyon maruziyeti gibi durumlarda gebeliğin görebileceği riskler hakkında aileye danışma verir. Anne ve baba arasında kan uyuşmalığı ( Rh Alloimmünizasyonu) durumlarında bebeğin anemi ( kansızlık) açısından takibini yapar, gereğinde anne karnında bebeğe kan nakli yapılması kararını alır ve doğum zamanlamasını belirler. Annede diyabet, Preeklampsi (gebelik zehirlenmesi), erken doğum tehdidi, myom, yumurtalık kisti, spiral( RIA) e rağmen gebe kalınması gibi durumlarda yine takip, doğum zamanlaması gibi durumların karar verici mekanızmasıdır. Çoğul gebeliklerde hem anomali riski arttığından hem de diğer gebelik komplikasyonları daha sık görüldüğünden perinatoloji görüşü alınmalıdır. IVF gebelikler ( tüp bebek) de aynı risk faktörlerini barındırdığından perinatolojinin takip etmesi gereken gruptadır.
Ya da fetusun kendisinden kaynaklı problemler olabilmektedir. Bunlara örnek olarak yapısal anomalileri verebiliriz. Bebekte kalp anomalisi, sinir sistemi anomalisi gibi. Perinatoloji hem anne karnında bu anomalileri tespit etmekte hem de yönetimini ilgili branşlarla beraber yapmaktadır. Yapısal anomalilere genetik kusurlar da eşlik edebildiği için, amniyosentez, kordosentez ya da koryon villus örneklemesi (CVS) ile bebeğin su, kan ve plasenta örnekleri alınarak genetik yapısı hakkında bilgi sahibi olunmasını sağlar. Tespit edilen yapısal ve genetik anomalilerin doğum sonrası nasıl seyredeceği, bebeğin ameliyat olup olmayacağı, yaşam şansının olup olmadığı konularında ailelere yön çizer. Bebekte toplumda sık görülen genetik hastalıkların olup olmadığı ile ilgili tarama testlerini yapar. Bu genetik hastalıkların başında Down Sendromu gelmektedir. Bu hastalık ikili test, üçlü test, dörtlü test ve NIPT ( cell free-DNA) testleri ile taranmaktadır. Perinatoloji uzmanı bu testlerin nasıl yapıldığı ve bu testlerden ne beklenmesi gerekiği ile ilgili aileye bilgi verir, testleri uygular ve testlerde patoloji çıkması durumunda amniyosentez, kordosentez ya da koryon villus örneklemesi (CVS) gibi girişimsel işlemlerle kesin tanı işlemlerini yapar. Bebekte fetal anomali, gelişme geriliği (IUGR) gibi durumlarda takip ve doğum zamanlamasının belirlenmesinde rol oynar.
Perinatolojinin ilgi alanını oluşturan bir diğer riskli durumda bebeğin eşinden kaynaklanan yani plasenta kaynaklı sorunlardır. Plasenta previa ( bebeğin eşinin rahim ağzını kapatması) ve bunun daha ileri formu olan Plasenta accreta, incerata, percreta ( bebeğin eşinin rahim duvarına yapışık olması) bunlara örnek verilebilir. Bu zor ve hayati riski bulunan durumların takibi, doğum zamanlaması ve cerrahisi perinatolojinin ilgi alanıdır.
Tüm fetuslara uygulanması gereken ayrıntılı ultrason (Düzey II usg, fetal anomali taraması, ,renkli ultrason, doppler ultrason, 3 boyutlu- 4 boyutlu ultrason, 3D/4D ultrason olarak bilinen) genellikle 18-22. gebelik haftalarında perinatolog ( maternal- fetal tıp uzmanı) tarafından yapılmalıdır. Bunun en önemli sebebi hem ilgilenilen alanda tecrübe sahibi olması hem de rapor sonrası saptanan patoloji olması durumunda aileye ne yapılması gerektiği ile ilgili yön çizmesidir. Gereken amniyosentez gibi tanısal işlemleri uyguladığı gibi, saptanan anomalinin yaşamla bağdaşıp bağdaşmadığı, doğum sonrası acil müdahale gerekip gerekmediği, takibin ne sıklıkta yapılacağı ya da devam edecek gebeliğin ne zaman doğurtulacağı konusunda aileye rehberlik edebilmektedir.